Birikti - Duruldu - Süzüldü

ALIŞVERİŞ ALDATMACASI

Mehmet Ağa, selam vererek girdiği mağazada, girişin sağ tarafındaki masanın arkasında, sandalyesinde oturan dükkan sahibine yönelir. Bir kaç hal hatır sorma cümlesinden sonra bazı ihtiyaçlarının olduğunu belirterek, elindeki listeyi patrona uzatır. Listeyi gözlüklerinin ardından dikkatlice inceleyen patron, Mehmet Ağa’nın getirdiği siparişlerin epeyce yüklü olduğunu görünce içindeki sevinci gizlemeyi başararak; malların hazırlanmasını beklerken bir yemek ısmarlayabileceğini söyler. Mehmet Ağa çırağın henüz getirdiği orta şekerli kahvesini yudumlayıp, başka yerlere de uğraması gerektiğini, zamanının dar olduğunu belirterek yemek teklifine teşekkür eder.

Siz bakmayın Ağa dediğimize… Bildiğiniz Köylü Mehmet Efendi… Köydeki komşularının isteklerini de eklediği alışveriş listesinin kabarıklığı ile bilindiğinden Mehmet Ağa olarak ağırlanıyor. Listesinde belirli kumaş çeşitleri, renkleri ve kaçar metre olduğu yazılı. Bazılarının karşılığında metre yerine top yazılmış. Yani bazı kumaşları topu veya rulosu kesilmeden tümüyle satın alacak.

Tezgahtarlar kumaşları tezgahın üzerine indirirler, ölçtükten sonra her kumaşın karşılığına fiyatlarını yazarak, listeyi patrona verirler. Patron bir yandan Facit hesap makinesinın kolunu çevirerek toplama ve çarpımları yaparken diğer yandan Mehmet Ağa’nın ödemeyi nasıl yapacağını sorar. Mehmet Ağa kestireceği kumaşları peşin, top olarak alacağı kumaşları ise veresiye alacaktır.

Partron: “Ağa, kesilecek kumaşların maliyeti 90 TL, 10 TL murabaha tarikiyle sana 100 TL’ye satabilirim. Top kumaşların maliyeti de 600 TL, 200 TL murabaha tarikiyle sana 800 TL’ye satabilirim.” der. Murabaha1 yöntemine göre satıcının satacağı malların maliyetini ve üzerine eklediği karı belirterek söylediği fiyatı kabul eden Mehmet Ağa, kesilmiş kumaşların bedeli olarak 100 TL’yi peşin öder, top kumaşların bedeli için de harman zamanı ödenmek üzere 800 TL tutarında senet imzalar. Kesilmiş ve top kumaşların ayrı çuvallara konmasını, işlerini tamamladıktan sonra geri gelip kumaşları alacağını veya kendisi adına alması için bir tanıdığını göndereceğini söyleyerek dükkandan ayrılır.

Sözünü ettiğimiz dükkana iki saat kadar sonra, Mehmet Ağa’nın selamını getirdiğini söyleyen birisi gelir, ağanın kumaşlarını almaya geldiğini söyler. Gelen kişi çarşı esnafındandır, dükkandakiler geleni tanımaktadırlar. Gelen esnafa kapının yanına dizilmiş çuvallardaki kumaşlar gösterilir. Esnaf çuvalların içine göz ucuyla bakar, kem küm ettikten sonra ağzındaki baklayı çıkarır:

“Mehmet Ağa, benim dükkanımdan da biraz mal satın aldı. Başka yerlerden alacağı mallar için de para gerekmiş, mağazanızdan satın aldığı top halindeki kumaşları muhayyer2 olarak bana sattı. Bu kumaşlar çok güzel ama benim dükkanda koyacak yerim yok. Paramı tahsil edebilmek isterken bu kadar çok malı almak zorunda kalacağım. Size bu kumaşları aldığım fiyata, 600 TL’ye satsam kabul eder misiniz?” diye sorar. Daha sonraki yıllarda adının önüne “Hacı” sözcüğü eklenecek olan ve yakından tanıyanların “Şeytan” ön adıyla andıkları mağaza patronundan “Bu çuvallardaki kumaşları senden 600 TL’ye satın almayı kabul ettim!” yanıtını alır.

Esnaf, patronun sanki bir lütuf bağışlarcasına kasılarak kendisine uzattığı 600 TL’yi alır. Mehmet Ağa’nın parasını peşin ödediği 100 TL değerindeki kumaşların çuvalını da sırtlanarak dükkandan çıkar, gider. Kendi dükkanında bekleyen Mehmet Ağa’ya kumaşlarla birlikte mağaza patronundan aldığı 600 TL’yi verir. Mehmet Ağa da esnafa kendisinden satın aldığı malların bedelini öder.

Şimdi gözden geçirelim: Top kumaşlar manifatura mağazasından hiç çıkmamıştır ama sözde üç kez(!) el değiştirmiştir. Önce Mehmet Ağa, sonra esnaf, daha sonra da mağaza patronu satın almış oluyor. Tekrar satın aldığı bu kumaşlar için mağaza patronunun kasasından 600 TL çıkıyor, karşılığında Mehmet Ağa’nın 800 TL bedelli senedi kasaya giriyor.

600 TL verilip, bir kaç ay sonra tahsil edilmek üzere 800 TL senet imzalatılmış oluyor. %25 fazlası ödenecek vade farkı olarak.

Bu fark düpedüz, yasaklanmış olan “riba” dır!3

Ortada bir tiyatro oyunu sergileniyor. Oyundaki aktörler, bu aldatmacanın senaryosunu iyi biliyorlar ama bilmeyenler aldanarak, bir alışveriş yapıldığını sanıyorlar. Gözlerden gizlenen: TEFECİLİK

Bu aldatmaca halk arasında “Murabaha Tarikiyle Bey” (Murabaha Yoluyla Satış) olarak anılmıştır.


Emrecan Büyüktermiyeci22 Aralık 2014



  1. Murabaha: (Bak. TDK Güncel Türkçe Sözlük)
  2. Bir malı üzerine kar koyarak satma – Tefecilik
  3. Muhayyer: (Bak. Osmanlıca Türkçe Sözlük – Mustafa Nihat Özön)
    Beğenilirse almak, beğenilmezse geri vermek koşuluyla alınan şey.
  4. Riba: (Bak. Kur’an’ın Temel Kavramları – Yaşar Nuri Öztürk)
    Haksız artış – Kapitale yapılan ilave – Makul olmayan artış – Emek ve gayret karşılığı olmayan artış

⇈ Yukarı ⇈

Kıyak Emeklilik   ⇇ Önceki Yazı Sonraki Yazı ⇉   Göbek Üstündeki Kahve Fincanı